Güzellik Sırları ve Doğal Bakım Önerileri

Tüp Mide Ameliyatı İle Mide Küçültme ve Riskleri

Tüp Mide Ameliyatı İle Mide Küçültme ve Riskleri

Tüp mide ameliyatı adıyla yaygın olarak bilinen mide küçültme ameliyatının son zamanlarda git gide popülerleşmesi ile birlikte, haberlerde ve sosyal medyada mide küçültme operasyonları sebebiyle hayatını kaybeden hastaları da sıklıkla duyar olduk. Zayıflamak için son çarelerden bir tanesi olan tüp mide ameliyatı nedir, mide küçültme ameliyatının riskleri nedir, gerçekten tehlikeli mi, işe yarıyor mu gibi konulara aklınıza gelebilecek tüm detalara yanıt veren bir makale hazırlamaya çalıştık.

Tüp Mide Ameliyatı ile Mide Küçültme

tüp mide ameliyatı nedir

Zayıflamak için Mide Küçültme Operasyonu:

Tüp mide operasyonları ile ilgili merak ettiğiniz ancak bu yazının içinde bulamadığınız detaylar var ise, yorumlar kısmından bize her türlü sorunuzu yöneltebilirsiniz. Ameliyata karar aşamasında ya da hali hazırda ameliyat olmuş ya da mide küçültme ile kafasında şüpheler olan herkesin sorularını olabildiğince detaylı bir şekilde cevaplandırmaktan memnuniyet duyacağız

Tüp Mide Ameliyatı Nedir?

Öncelikli olarak en temel sorudan başlayarak tüp mide ameliyatının ne olduğunu detaylıca sizlere anlatalım.

En basit şekliyle anlatmak gerekirse tüp mide; obezite cerrahisinin en yaygın olarak kullanılan ameliyat çeşitlerinden biridir. Hastanın midesinin %80-85 lik bir kısmının kesilerek dışarı çıkarılması yoluyla, yeme kapasitesi ciddi şekilde düşürülmekte ve buna bağlı olarak yüksek miktarda kilo kaybetmesi hedeflenmektedir.

tüp mide ameliyatı ne demek

Solda Tüp Şeklinde Kalan Mide – Sağda Vücudun Dışına Çıkarılan Mide Parçası

Tüp mide operasyonu dışında, obez kişilere uygulanmakta olan farklı cerrahi operasyonlar mevcut olmakla birlikte, bu yazımızda diğerleriyle pek çok ortak özelliğe sahip olan tüp mide ameliyatına bilhassa değiniyor olacağız.

Tıbbi adı sleeve gastrektomi olan tüp mide ameliyatının bu ismi almasındaki sebep, midenin %75 ya da doktorunuzun kararına göre daha fazla bir miktarının dikine kesilerek, dışarı çıkarılması ve ve geriye kalan midenizin bir tüp şekline benzemesidir. Pek çok kişinin, bilhassa da mide balonu adı verilen, mideye balon yerleştirerek mide hacmini azaltmayı amaçlayan ve bu şekilde yemeyi kısıtlayarak kilo verdiren ancak pek çok yan etkisi olmanın yanı sıra, uzun vadede kalıcılığı da olmayan yönteme aşina olmasından ötürü, tüp mide deyince de akıllarına, midenin içine yerleştirilen bir tüp geliyor ancak yukarıda da açıkladığımız gibi kesinlikle alakası yok. Tüp mide operasyonlarında, midenin içerisine herhangi bir yabancı madde yerleştirilmiyor. Tek yapılan işlem , ameliyatı gerçekleştiren cerrah tarafından uygun bulunan ölçüde ve genellikle midenin %80’inden az olmamak kaydıyla, midenin dikey şekilde kesilerek çıkarılması ve bu vesileyle kişinin yemek yeme kapasitesini çok ciddi şekilde düşürerek kilo vermesinin amaçlanmasıdır.

Tüp Mide Ameliyatı doğru kişiler tarafından yapıldığını takdirde, mucizevi bir zayıflama yöntemidir.

Bir kaç kilo fazlası olan kişiler için uygun olmamakla birlikte, obeziteden muzdarip kişiler için son çare değil, ivedilikle düşünülmesi gereken bir kurtuluş yolu, en iyi alternatiflerden bir tanesidir. Obezite, irade ile kolay kolay yenilebilen bir hastalık değildir ve yanında pek çok risk getirmektedir.

Aşağıda tüm detaylarına tek tek değinecek olmakla birlikte, kısaca söylemek isteriz ki; cerrahi bir müdahale yani bir ameliyat olması sebebiyle bir takım risklere elbette sahiptir ancak basit bir ameliyat olarak gördüğümüz sezaryene bile girerken aldığımız, ameliyat olmaya bağlı riskler pek göze görünmezken, mide küçültme ameliyatı gibi zayıflamaya yönelik ameliyatlar söz konusu olunca, medyanın son derece abartı karşı propagandaları, pek çok hastayı gereksiz yere korkutmakta ve ameliyatı estetik amaçlarla değil de ihtiyacı olması sebebiyle yapacak pek çok kişiyi yolundan çevirerek, yıllarca kalitesiz bir hayat yaşamasına sebebiyet vermekte hatta obezitenin getirdiği riskler sebebiyle dolaylı yoldan ölümlerine dahi neden olmaktadır.

Tüp Mide Ameliyatı Ne değildir?

  • Tüp mide ameliyatı, bir estetik ameliyat değildir. Bir kaç kilo fazlası olan kişilerin estetik ve güzellik amaçlı zayıflamaları için uygun değildir. Her ne kadar maddi çıkarlar sebebiyle bu tip insanlara da ameliyatı uygulayan bazı hekimler ve hastaneler var olsa da; bu tarz bir girişim hem hasta hem de doktor adına risklidir.
  • Tüp mide ameliyatı, obezite hastalığına sahip olan kişilerin, amiyane tabiriyle boğazlarını tutamadıkları için kolaya kaçarak zayıflamaya çalışmalarından ibaret değildir. Zayıflamak için uygun ve hatta gerekli bir yöntemdir. Ameliyat sonrası doğru uygulamalar yapılması durumunda da son derece sağlıklı zayıflamaya sebep olur.
  • Her ne kadar son yıllarda fazlaca popüler hale gelmiş de olsa, doktorların sadece para kazanmak uğruna yaptıkları, hastaların hayatını büyük riske atan, maddi kazanç uğruna önerilen bir işlem değildir. Obeziteye sahip insanlar için, hayati bir gerekliliktir. Tek çaredir demek çok iddialı olsa da, istatistiksel olarak, obez ya da morbid obez kişilerin, ameliyatsız zayıflama yöntemleri ile kilo verip o kiloyu koruma oranları oldukça düşük olduğundan, bu kişiler için pratikte tek çaredir ve yandaş hastalıklarından kurtulmalarına büyük oranda yardımcı olacağından, tüp mide ameliyatı bu kişiler için adeta hayat kurtarıcıdır.

Ameliyatı araştırma ya da operasyon olmaya karar sürecindeki pek çok insanın kafaları, tıbbi dayanağı olmayan ve medya baskısının yol açtığı hikayelerle karıştırılmakta olduğundan, obezitenin ölümcül riskleri ayrıca sebep olduğu psikolojik sorunlar yakın çevre tarafından bile göz ardı edilmekte ve kişiler gereksiz yere korkutulmaktadır.

Bir cerrahi yöntem olması sebebiyle belirli riskler taşıdığı doğru olan tüp mide ameliyatına karar verme sürecinde iseniz, sağdan soldan duyduğunuz karalama kampanyalarına inanmak yerine, ameliyatın ne olduğunu, mekanizmasını, faydalarını, zararlarını, uzun vadedeki istatistiksel sonuçlarını, operasyon sonrası yaşamı, risklerini v.b. pek çok detayı kendiniz derinlemesine araştırmalı ve hayatınız üstünde karar verme inisiyatifini almalısınız.

Tüp Mide Ameliyatını Kimler Olabilir?

Tüp mide operasyonuna uygun bir aday olabilmek için belirli kriterlere sahip olmalısınız elbette. Kilo vermek isteyen herkes obezite cerrahisine başvurup, aklına estiği zaman mide küçültme ameliyatı olamaz.

Ameliyat olabilmek için gerekli şartlar;

Vücut kitle indeksi ( VKİ ) yani kilo ve boy oranı 35 değerinin üstünde olan herkes, ücretli olarak, 40’ın üstünde olan herkes SGK’dan faydalanarak ve 30’un üstünde olan ancak obeziteye bağlı yandaş hastalıklara sahip olan herkes ücretli ya da hakem kurulu kararına bağlı olarak SGK’dan faydalanarak, tüp mide ameliyatı olabilir.

Ameliyata uygun olup olmadığınızı hemen öğrenmek için vücut kitle indeksinizi buraya tıklayarak öğrenebilirsiniz.

Yukarıda belirtilen şartlara uygunluk durumunuzla paralel olmak üzere, ameliyat olmak için hemen başvurabilirsiniz.

Tüp Mide SSK tarafından Karşılanıyor mu?

Obezite bir hastalık olarak kabul edildiğinden, tüp mide operasyonu ve diğer mide küçültme ameliyatları, morbid yani ölümcül obez olanlar için yani VKİ 40 ve üzerinde olanlar için SGK tarafından tümüyle karşılanıyor. Bazı devlet hastaneleri, sıra beklemek istemeyen hastalardan malzeme parası adı altında para almakla birlikte, sıranızın gelmesini bekleyecek olursanız, beş kuruş ödemeden ameliyat olabilirsiniz.

Ancak VKİ’niz 40’ın altındaysa ve fazla kilolarınızın beraberinde getirdiği yandaş bir hastalığınız ya da hastalıklarınız yok ise, ameliyat masraflarınız devlet tarafından karşılanmamaktadır. Ücretli olarak ameliyat olabilirsiniz.

VKİ’nin 40’ın üstünde olmasına rağmen, tıbbi işlemler ve bakım açısından değilse de daha iyi otel hizmetleri almak adına, özel hastanelerde ücretli olarak da ameliyat olabilirsiniz elbette. Bu tamamen, maddi şartlarınıza bağlıdır ancak geçireceğiniz obezite cerrahisi ameliyatının başarısını , özelde ya da devlette olmuş olmanız doğrudan etkilemeyecektir. Esas olan doktorun becerisi, itinasıdır ancak yine de tüp mide operasyonları konusunda yeterince tecrübesi olmayan devlet hastanelerinden imtina etmekte fayda vardır.

Tüp mide ameliyatı Fiyatları Nedir?

Ücretli olarak bir özel hastanede tüp mide ameliyatı olmak istiyorsanız, fiyatları minimum 10 bin TL civarından başlayıp 80 bin TL’ye kadar olan bir maliyeti karşılayabiliyor olmanız gerekmektedir.

Fiyatlar doktordan doktora, hastaneden hastaneye ciddi şekilde farklılık gösterir. 80 bin liraya ameliyat yapan bir doktor, 20 bin liraya yapandan daha başarılı bir sonuç elde edecek ya da ameliyat daha risksiz olacak diye bir düşünceye kapılmak yanlış olur ancak tüp mide operasyonu, öncesinde, sırasında ve sonrasında ekip işi ve takip gerektiren bir operasyon sürecine sahip olduğundan, ortaya çıkan maliyetler dolayısıyla, özel bir hastanede size bu ameliyat için 10 bin TL ya da altında bir fiyat çıkarılmışsa, ekibin kalitesinden şüphe duyabilirsiniz. Çok abartı rakamlar çok çok iyidir diyemeyiz ancak çok düşük rakamların kötü olacağı neredeyse kesindir.

Doktor Önerileri:

Yazımız içerisinde doktor önerisi yapmayı etik bulmadığımızdan ne yazık ki sizlerle mide küçültme operasyonları konusunda tavsiye edilen doktorların bir listesini paylaşamayacağız ancak facebook gibi sosyal medya mecralarında, obezite cerrahisi ile ilgili açılmış onlarca hatta yüzlerce gönüllülük esasına dayanan, maddi kazanç amacı gütmeyen gruplar mevcut olduğunu söyleyebilir, tavsiye almak için sizi o gruplara yönlendirebiliriz.

Tüp Mide Ameliyatı Nasıl Uygulanır:

Ameliyat büyük çoğunlukla genel cerrahlar tarafından ve yine büyük çoğunlukla laparoskopik olarak yani kapalı ameliyat şeklinde, midenizi, karın bölgenizden açılacak 4 adet delik aracılığıyla kesip çıkarılmak suretiyle yapılmaktadır.

Cerrahınızın gerekli gördüğü nadir durumlarda açık ameliyat olarak da yapılmakta olan tüp mide ameliyatının çoğunlukla laparoskopik olarak yapılması, ameliyat sonrası dönemde ağrı sızının minimum düzeyde olmasına yardımcı olmaktadır ancak karın bölgesinde daireler şeklinde de olsa yaygın olarak bıraktığı kalıcı izler sebebiyle biraz can sıkıcıdır.

İç organ ameliyatı olması sebebiyle, genel anestezi altında yapılmaktadır.

Kişiden kişiye değişmekle birlikte, ortalama operasyon süresi 3 ila 5 saat arasındadır. Ancak kendinize tam olarak gelmeniz 7 saat kadar bir süreyi bulabilir.

tüp mide operasyonu uygulanış şekli

Ameliyattan Sonra Ağrım Olacak Mı?

Laparoskopik yani kapalı bir ameliyat olması sebebiyle, herhangi bir kesi olmayacağından, ameliyattan sonra hastanede verilecek ağrı kesicilerle kolayca kontrol altına alınabilecek hafif ağrılar dışında bir ağrınızın sızınızın olması beklenmiyor.

Pek çok hasta en ufak bir ağrıdan dahi söz etmemiştir. Özellikle kadınların regl dönemlerinde yaşadıkları ağrılardan bile daha hafif bir karın ağrısı şeklinde de tasvir edenler vardır.

Tüp Midenin Faydaları Nelerdir:

Temel amacı kişinin sağlıklı ama hızlı bir şekilde kilo kaybederek, aşırı kilolarından en kısa sürede ve kalıcı olarak kurtularak zayıflaması ve ideal kilosuna ulaştıktan sonra bu kiloyu muhafaza etmesini sağlamaktır elbette ve nitekim doğru şekilde opere edilmiş ve doktorunun ya da diyetisyenin işlem sonrası talimatlarına harfiyen ya da çok az esnetmelerle uyan hastaların hemen hepsi asıl amacı zayıflatmak olan tüp mideden en üst düzeyde sonuç almakta ve faydalarını tamamen görmektedir.

Ancak kilo verdirmesinin yanı sıra, obezitenin yandaş hastalıkları olan tansiyon problemi, solunum sıkıntıları, şeker hastalığı gibi kronikleşmiş hastalıklardan da kurtararak hastalara hayatlarında tamamen yeni bir sayfa açmaktadır.

Hormonel sebeplere bağlı olarak kilo vermekte zorlanan hastaların, tüm mide sonrasında da kilo verimleri, diğer hastalara göre bir miktar yavaş olmakla birlikte, doğru takip ile, diğer hastalardan belki bir kaç ay gecikmeyle de olsa, tüm hastalar istisnasız bir şekilde ideal kilolarına kavuşacaktır.

Bilhassa haşimoto gibi hastalıklara sahip obez kişiler, çok isteseler bile, nasılsa kilo veremeyecekleri düşüncesiyle ameliyat fikrini rafa kaldırmaktadır ancak yine istatistiksel verilere göre, haşimotolu pek çok hastanın 100lü hatta 150li kilolardan, 80-70-50 li kilolara düşebildiğini ve ortalama 18 aylık süreçte kilo verme süreçlerini tamamladıklarını göstermektedir.

Faydadan ziyade avantajı diyebileceğimiz tüp mide ile ilgili bir diğer husus ise; ameliyat sonuçlarının çok nadiren de olsa başarısız olmsı durumunda , mide by-pass ya da  duodenal switch denilen, obezite cerrahisinin diğer türlerinden olan besin alımı kısıtlayıcı ya da emilim kısıtlayıcı diğer ameliyatlara kolayca çevirebilmesiniz.

Dikkat! Farklı türdeki zayıflama cerrahisi operasyonlarına çevrilebilen tüp mide ameliyatı, geri dönüşümsüz bir işlemdir. Doğru yapılmış bir ameliyat sonrası uzun dönemde pişman olma oranı %0’a yakındır ancak yine de bu hususu bilmekte fayda var.

Tüp Mide Sonrası Fazla Kilolarımı Ne Kadar Sürede Veririm?

İlk 6 ayda ideal olarak fazla kilolarınızın %75 ini vermeniz ve ardından gelen 6 aylık sürede geriye kadan %15 i vermeniz ve son 6 aylık süreçte de en son %10 luk fazlalığınızı vermeniz beklenmektedir. Kişiden kişiye, bünyeden bünyeye ve ameliyat sonrası beslenme tavsiyelerine ne kadar uygun davrandığınızla doğru orantılı olarak, belirli seviyelerde farklılık gösterebilir ancak ortalama değerler bundan ibarettir.

Eğer ameliyat sonrası tavsiyelere uygun davrandığınızı düşünüyor ancak buna rağmen yaklaşık değerlere yakın kilo kaybetmiyorsanız, konuyu mutlaka doktorunuza ya da diyetisyeninize bildirmelisiniz.

Tüp Midenin Riskleri Nelerdir:

Sizin de farketmiş olacağınız üzere, tüp mide ameliyatının iyi yönlerine oldukça değinilen bir yazıyı okumaktasınız ancak yazarı olan faydalarına sonsuz kez inanmakta olduğum bu ameliyatın yanında bazı ciddi riskleri olduğunu da bildirmeden geçmemeliyiz. Medyada duymuş olduğumuz mide küçültme ameliyatı sonrası ölüm haberleri elbette ki yalan değil ama bir çoğunun eksik olduğunu belirtmek istiyoruz. Sonuçlar doğru ancak sebepler genelde bahsedilenlerden farklı.

Ameliyat sonrası riskler konusunda bilgi sahibi olmak ve bu riskleri en aza indirgemek sayesinde, basit bir safra kesesi ameliyatından çok da farklı olmadığını göreceksiniz ancak riskler konusunu ciddiye almak ve gerçekten dikkatli olmak mühim.

Mide Küçültme Sonrası Kaçak Riski:

Ameliyat sonrası kısa dönemdeki en büyük risklerden bir tanesi kaçak riski. Mide katlama gibi obezite cerrahisinin bir parçası olan bir başka ameliyat yönteminde olmayan bu risk, tüp mide ameliyatında mevcut çünkü mide içinde kesi söz konusu.

Midede Kaçak Ne Demektir?

Midenin dikeylemesine kesilerek büyük kısmının çıkarılmasından sonra geriye kalan bölge itina ile dikilerek kapatılmaktadır. Yani tüp şeklinde mide boydan boya açık kalmakta ve tepeden tırnağa dikiş ile kapatılmaktadır. Ameliyatın en hassas noktalarından biri bu aşamasıdır ve başarısı cerrahın becerileri ile bire bir bağlantılıdır.

Yapılan dikişler yeterince iyi yapılmazsa ve dikişler arasından herhangi bir sızıntı söz konusu olursa, mide içeriği batın içerisine yani karın boşluğuna akacaktır ve bu ölüme sebebiyet verebilen çok ciddi bir komplikasyondur. Erken farkedilmesi durumunda, doktor müdahalesi ile çoğunlukla kısa bir işlemle çözülebilen bir komplikasyon olmakla beraber, ideal olanı hiç gelişmemesidir. Zira ufak bir ihtimal de olsa müdahaleye rağmen iyileşme göstermekte direnebilir. Bu bağlamda opeasyonu gerçekleştirecek olan cerrahın iyi seçilmesi çok mühimdir.

Tüp mide sonrası kaçak, her zaman doktor hatasından kaynaklanmayabilir. Ameliyat sonrası erken dönemde, dikişleri zorlayacak herhangi bir hata yapan hasta kaçağa kendisi de sebep olabilir. Sıvı ya da püreyle beslenmesi gereken dönemde katı yiyecekler yiyen ya da sıvı alsa bile haddinden çok fazla olan ya da doktoru tarafından uyarılmasına rağmen, aşırı fiziksel aktivite sayılabilecek bir spor yapmaya kalkan bir kişi, mide içi dikişlerine zarar verecek, operasyon sonrası kaçak riskiyle karşı karşıya kalabilir ve yineliyoruz ki bu ölümcül bir risktir.

Kaçak Belirtileri Nelerdir?

Mide kaçağının en belirgin özelliği, hastada ortaya çıkan semptomlardır. Ameliyat sonrasında bazı hekimler, mavi su denilen bir sıvı içirerek kaçak testini yapmış olsa dahi, sızıntı farkedilemeyecek düzeyde az olacak olursa kaçak gözden kaçabilir ya da o anda olmayan bir sızıntı daha sonrasında baş gösterebilir.

Bu sebepten tüp mideye müteakip ilk bir kaç gün özellikle olmak üzere, ilk bir kaç hafta hatta ay boyunca hastanın yakından takip edilmesi çok önemlidir çünkü kaçak belirtilerinde hastanın şikayetleri esas alınır.

Hastanın sağlık durumunda ani değişmeler, aşırı halsizlik hali, ciddi karın ağrıları, ağrılara yüksek ateşin eşlik etmesi, mide bulantısı ve çarpıntı şikayetleri ivedilikle ciddiye alınması gereken ve doktora bildirilmesi gereken bir durumdur. Kaçak tedavi edilebilir bir komplikasyon olduğundan erken yakalamak önemlidir.

Şikayetlerle hastaneye başvurduğunuzda çekilecek batı grafisi yani karın röntgeni ya da ultrason yöntemiyle kaçak teşhisi tam olarak konulup gerekliyse tedaviye başlanabilir.

Çok hafif sızıntı durumlarında doktorunuz besin alımını kestirip sizi yakından monetize etmeyi, bir müdahalede bulunmamayı da tercih edebilir ama yine de mide ameliyatından sonra kaçak teşhisi aldıysanız ya da şüpheniz varsa ve doktorunuz müdahale etmeyi gerekli görmüyorsa, belki ikinci bir hekim fikri de almak isteyebilirsiniz.

Kaçak Tedavi Yöntemleri Nedir?

Tedavi gerektirecek bir kaçak durumunuz söz konusuysa, kaçağın tam yeri ve durumuna bağlı olarak doktorunuz endoskopik yöntemle yani ağzınızdan midenize girmek suretiyle ya da ameliyatı yaptığı yöntemin aynısı olan laparoskopik yöntemle müdahale edebilir. Sızıntı yeri tamir edilir, öncesinde ve sonrasında besin alımınız kesilir. Batın içine kaçmış olabilecek akıntının enfeksiyon yaratma riskine karşın antibiyotik tedavisine başlanır.

Tüp Mide Sonrası Emboli Riski:

Bu risk tüp mideye ait değil, aslında genel anestezi altında olunan her türlü ameliyata ait bir risktir. Emboli demek kan pıhtısının damarların hayati bir noktasında oluşması ve dolayısıyla kalbin kan pompalamasından tutun, akciğerlerin solunumuna ve beyne oksijen gitmesine engel olan bir noktaya değin ciddi ve ölümcül bir komplikasyon gelişebilmektedir.

Herhangi bir ameliyata ait bu riski, tümüyle engellenebilmesi mümkün değildir ancak uzun otobüs yolcuları sonrası dahi oluşabilecek, anestezi altındayken tamamen hareketsiz kalmaktan kaynaklanan bu riski en aza indirgemek için doktorların tümünün ve bazı hastanelerin aldığı bir takım önlemler mevcuttur.

Öncelikli olarak tüp mide işlemi öncesi hastanın yürüyüş yapması, ameliyat süresince ve ameliyattan sonraki bir kaç günlük dönemde emboli çorapları denilen kan dolaşımının devamına yardımcı olan çorapların giyilmesi ve doktorunun tavsiyesi üzerine yine operasyon öncesi ya da sonrasında kan sulandırıcı iğneleri olması emboli riskini en aza indirmektedir.

Doktorunuzun önerisi haricinde ya da önerilen dozlardan fazla kan sulandırıcı kullanmak, ameliyat sonrası kanamanızın durmasına engel olabilir. Risklidir. Her türlü önlemi, bilhassa ilaç içerikleri olanları mutlaka profesyonellerin tavsiyeleri doğrultusunda alınız.

Bunun dışında özellikle özel hastanelerde uygulanan, yine ameliyat sırasında kan dolaşımının devamına yardımcı, pompa ya da tansiyon aleti benzeri, bacaklarınıza bağlanan bir takım aparatlar da mevcuttur ancak ekstra güvenlik önlemi olarak kullanılmaktadır. Emboli riskine karşı olmazsa olmazlardan değildir.

Tüp mide ameliyatı sonrası ciddi ağrılar yaşamıyor olacağınızı varsayacak olursak da, kısa bir süre sonra yürümeye de başlayarak kan dolaşımınızın devamını doğal yollardan da sağlayabileceğinizden, çoğunlukla çok da dikkate alınmasına lüzum olmayan bir risktir emboli.

Yukarıda belirtilen komplikasyonlar dışında, tüp mide ameliyatına ait tıbbi bir risk yoktur diyebiliriz ancak size zayıflama ameliyatlarının uzun vadedeki risklerinden biraz da gülerek bahsetmek istiyoruz.  Şaka yönünün yanında ciddiyet payı da taşıyan bir konudan bahsetmek istiyoruz;

Kredi Kartı Borçları ve yeni bağımlılıklar 🙂 

Tüp mide sonrası henüz ilk aylar sonunda dahi gözle görülür biçimde inanılmaz kilolar veren kişiler, genelde tüm dolaplarını değiştirme ve dolap yenilerken de biraz abartma eğilimindediler. İlk aylarda, daha sonra düzelecek olan bir alışveriş çılgınlığı baş gösterecek ve sonuç olarak size ciddi kredi kartı ekstreleri olarak dönecektir. 🙂 Kulağa gelişi biraz komik de olsa, siz de bu kervana katıldığınızda, kendinizi alışveriş merkezlerinde bulup, zayıfladıkça sürekli yeni kıyafetler almaya gittiğinizi göreceksiniz.

Mizahi yanının ötesinde bağımlılık konusuna gelince de;

Obezite hastalarının önemli bir sorunu farkında olmasalar da yeme bozuklukları ve yeme bağımlılığıdır. Obezite cerrahisi ameliyatlarından sonra yeme bozukluklarında ciddi düzelmeler görünen insanlarda, bu bağımlılıklarından kurtulurken, yeni bağımlılıklar geliştirme eğilimindediler. Tüp mide ameliyatının ardından ,daha öncesinde kullanmadığı halde sigaraya başlayan ya da alkol problemi geliştiren kişiler kaydedilmiştir. Dikkat etmekte fayda olan bir konu!

Ameliyat Sonrası Gebelik:

Pek çok kadın, fazla kilolarından estetik olarak şikayetçi olmanın yanı sıra, obezitenin sebep olduğu kısırlıklar daha doğrusu döllenme sorunları sebebiyle anne olamadıkları için, bu muhteşem duyguyu tadabilmek için bıçak altına yatmaktadır ve dolayısıyla da tüp mide ameliyatı sonrası hamilelik süreci de en merak edilen konulardan bir tanesidir. Bir başka yazımızda daha detaylı bir şekilde değindiğimiz bu konuda da kısaca şunu söyleyebiliriz ki; tüp mide operasyonu sonrasında ideal olarak 18 ay gebe kalınmaması hem annenin vücudunun toparlanması ve vitamin mineral depolarının dolu olması açısından hem de bebek sağlığı açısından pek önerilmemektedir ancak ameliyattan çok kısa süre sonrasında hamile kalmış pek çok kadın, sıkı doktor takibi ve beslenmelerine maksimum düzeyde itina göstererek tamamen sağlıklı bir gebelik süreci geçirmekte ve çok büyük oranda, tamamen sağlıklı bebekler dünyaya getirmektedir.

Hatta literatürde, ameliyata girerken hamile olduğu farkedilmeden opere edilmiş – ki bu büyük bir hata – yani sadece tüp mide ameliyatı sonrası beslenme ile ilgili risklere değil, bir de narkozun etkilerine de maruz kalmış bir fetüs olduğu durumlar defalarca kez kaydedilmiştir. Bu durumlarda dahi sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek çoğu kez mümkün olmuştur ancak yine de en ideali değildir ve beklenenden önce gebe kalmanız durumunda, durumun artılarını ve eksilerini hem tüp mideyi gerçekleştiren cerrahınız hem de güvendiğiniz kadın doğum uzmanı ile ayrıntılı olarak görüşmeniz gerekmektedir.

Ameliyat Sonrası Dönemde Tüp Mideli Olmak:

Ameliyattan hemen sonraki dönemde tıbbi bakım, beslenme gibi bilgilere yer vermeden önce, biraz psikolojik boyutundan bahsetmek istiyoruz.

Ameliyat süreci başarı ile tamamlandıktan sonra asıl sürecin başladığı tüp mide macerasında, her şeyden önce belirtmek istiyoruz ki ilk aylar ya da en azından ilk haftalar klasik şekilde pişmanlık haftalarıdır. Ameliyat olmuş kişilere soracak olursanız da aynı şeyi göreceksiniz ki; pek çoğu ilk zamanlar yaptıklarına pişman olmuş ancak aradan bir kaç hafta geçtikten itibaren yaşadıkları sürece kadar olan tüm günlerini de iyi ki tüp mide ameliyatı olmuşum diye geçirdiklerini duyacaksınız. Kesinlikle ameliyat sonrası dönemde yaşanan ağrı sızıyla alakası olmayan bu durum tamamen psikolojik sebeplere bağlıdır.

Pek çok obez kişi, yemek yeme işini, acıktığı için karın doyurmak amacıyla değil de keyif almak amacıyla yaptığından, bilhassa ameliyat sonrası ilk ay, besin alımı ciddi şekilde kısıtlandığından, alışkanlıkları sebebiyle zorluk çeken ve eski hayatını özleyenlerin sayısı az değildir. Ama çok kısa bir süre sonra, miktarları oldukça daha az da olsa, normal bir beslenme düzenine geçecek olan kişi, aradığı özlediği tatlardan tecrübe edebileceğinden, pişmanlık dönemi geçecek ve kiloların hızla verilmeye başlandığı keyifli dönem başlayacaktır.

Tüp mide ameliyatı sonrası bilhassa ilk 6 ay altın aylar diye nitelendirdiğimiz dönem olduğu ve en hızlı ve en çok kilo verilmesini beklediğimiz süreç olduğundan, arada sırada minimal seviyede kaçamaklar kabul görse de, diyetinize olabildiğince sıkı bağlı kalmak faydanıza olacaktır.

Madem diyet yapacaktım neden ameliyat oluyorum o zaman diye düşünenler için de hemen açıklama yapmak istiyoruz ki; burada bahsettiğimiz diyet klasik diyetlerden değil elbette. Doktorunuzun ve diyetisyeninizin sizden uzak durmanızı isteyeceği bir takım yiyecek ve içecekler var. Bu tavsiyeleri dinlemez iseniz dahi kilo vermeniz kaçınılmaz ama her halükarda zayıflayacak da olsanız, ne kadar zayıflayacağınız ve ideal kilonuza inip inemeyeceğiniz diyetinize uymanız ile doğru orantılı üstelik diyet yapmak, ameliyat öncesine göre çok daha kolay. Bu akıldan çıkarılmaması gereken önemli bir husus.

Peki Ya İzler ve Sarkmalar?

Obezite cerrahisini estetik açıdan tercih etmemiş dahi olsanız, ameliyat sonrası kalacak izlerin estetik görünümüzünü bozacağına dair endişe yaşıyor olmanız gayet kabul edilebilir bir durum.

Tüp mide sonrası laparoskopik ameliyat amacıyla karın bölgenizde açılan 3 ya da 5 adet delik, aynı bölgede ömür boyu taşıyacağınız izler bırakacak bu bir gerçek. İzleri en aza indirgemek elinizde. Öncelikli olarak, doku iyileşmesini ciddi şekilde yavaşlatan sigara içme eyleminden uzak durmanız gerekiyor. Ayrıca açık bir yaranız kalmadığında ki bu çok kısa bir süreç olacak; yara izlerinizin üstüne, ameliyattan kısa bir süre sonrasından itibaren Madecassol krem v.b., yara izleri, yanık izleri v.s. tedavilerinden kullanılan bir merhem sürebilirsiniz. Ancak herhangi bir estetik operasyon olmaksızın izlerden tümüyle kurtulmanız mümkündür dersek yalan söylemiş oluruz.

Sarkma konusuna gelince de; hızlı kilo verilmesi durumunda, ameliyatsız zayıflama yöntemlerinin hepsinde de geçerli olduğu üzere, vereceğiniz kilo miktarına, daha önce spor yapmış olup olmadığınıza, derinizin elastikiyetine ve daha pek çok faktöre bağlı olarak değişen miktarlarda vücut sarkmalarıyla karşı karşıya kalabilirsiniz ancak tüp mide ameliyatından kısa bir süre sonra aktif spora başlamanızda hiç bir sakınca olmadığı için, düzenli spor sayesinde en az hasarla atlatabilirsiniz.

Ya Ameliyat Sonrası Spor’un Riskleri?

Mide küçültme ameliyatı sonra ortalama 1 ay kadar sonra spora başlayabilirsiniz. Üstelik kilo vermede oldukça yardımcı olmasının yanı sıra çok da eğlenceli bir spor olan yüzme sporunu dilediğiniz kadar yapabilir, 1 ay kadar sonra denize girebilir, 3 ay kadar sonra da havuza girebilirsiniz.

Havuzdan enfeksiyon kapma riski olduğu için 3 ay kadar beklenmesi tavsiye edilmektedir.

Ancak hafif egzersizlerinize 1 aydan tezi yok başlayabilecek olmak birlikte, ağır sporlardan katiyetle en az 6 ay boyunca kaçınmalısınız. Kaçak riski ile karşı karşıya kalabilirsiniz.

Ameliyat Sonrası İlk Günler Haftalar:

Tüp mideden sonraki ilk günlerde riskleri gün geçtikçe azalan bazı tehlikeler hususunda sizleri uyarmak isteriz. En büyük risk kaçak ve embolidir. Yukarıda detaylı olarak bahsettiğimiz risklerle ilgili önemleri almanız esastır. Bunun dışında kendinizi psikolojik olarak hazırladığınızı sanmış dahi olsanız, işler zannettiğiniz gibi ilerlemeyebilir. O yüzden yanınızda sürekli olarak size iyi yönde destek verebilecek birilerini bulundurmanız iyi fikirdir.

Doktorunuzun tavsiyelerini yerine getirmeniz durumunda ciddi boyutta, günlük işlerinizi aksatacak derecede bir halsizlik yaşamanız pek muhtemel olmasa da, bazı bünyelerde besin alımının kayda değer şekilde azalması sebebiyle halsizlik bitkinlik görülebilmektedir. Yine yakınınızda size yardımcı olabilecek birilerini isteyebilirsiniz.

Ameliyattan Sonra Midem Genişler mi ve Tekrar Kilo Alır Mıyım?

İşte en büyük sorunsallardan bir tanesi de bu. Evet mideniz bir miktar genişleyebilir ancak eski haline dönme olasılığı neredeyse hiç yoktur diyebiliriz. Tekrar kilo alma olayına gelince de, tüp mide sonrası uzun dönemde verdiği kiloların tümünü geri alıp revizyon ameliyatı olmak zorunda kalan vakalar pek sık olmamakla birlikte, yine de mevcuttur ama çoğunluğunun sebebi midesinin genişlemiş olması değil, ya midesinin gerektiği şekilde kesilip çıkarılmamış olması ya da kalori yönünden çok yüksek ancak mide kapasitesini zorlamayan besinlerle beslenmiş olmaktır.

Ayrıca mide genişlemesine sebebiyet vermemek için alabileceğiniz bazı önlemler mevcut olmakla birlikte, ameliyat sonrası ilk 6 aylık dönemde yeme kapasitenizin kademi olarak artışını midenizin genişlemesi olarak algılamamalısınız. İlk 6 ayda, tüp mide operasyonu sırasında midenizde oluşan ödemler yavaş yavaş iyileştiğinden, kapasiteniz ve dolayısıyla da yeme miktarınız doğal olarak artacaktır.

Bunun dışında da, mide genişlemesi olmasa bile, milkshake gibi aşırı kalori içeren sıvı v.b. içecekleri aşırı tüketiminiz, ciddi kilo alımlarına sebep olarak.

Bu tip hareketlerden uzak kalırsanız 2 ila 5 senelik dönemde verdiğiniz kiloların %10’unu geri alabilirsiniz ama fazlası olmayacaktır.

Tüp Mide Sonrası Beslenme:

Bir başka yazımızda sizlere tüp mide ameliyatı sonrası yemek tariflerini de paylaşacağız ama bu konu altında daha çok genel beslenme alışkanlıklarından bahsetmek istiyoruz.

Bazı doktorlar ya da ekiplerindeki diyetisyenler farklı yöntemler izliyor olsalar da genel prensip olarak operasyon olmuş hastanın ilk 2 hafta boyunca sıvılarla, ardından gelen 2 hafta pürelerle beslenmesi ve 1. ay sonundan itibaren ağır ağır alıştıra alıştıra katı besinlere geçişi önerilmektedir.

Sıvı döneminde, protein yönünden zengin sıvıların yani et suyu tavuk suyu gibi besinlerin tüketilmesi, yağ yakımı olurken, kas kaybını engelleyip hem sarkmaların daha az olmasına yardımcı olacağı gibi, kas dokularından oluşan kalbinize de herhangi bir zarar gelmesini önleyecektir. Mideniz tavuk et suyu gibi besinleri kaldırmıyorsa, doktorunuz ya da beslenme uzmanınız size protein içerikli bir takım medikal içeceklerden önerebilir.

Püre dönemine de çoğunlukla kahvaltıda rafadan yumurta ile başlatan diyetisyenler püre deyince aklınıza ilk olarak patates püresi gelmemesi gerektiğini söylüyor. Biraz mutluluk yaratacaksa, yağı ve tuzu abartılmamış bir miktar patates püresi yemenizde elbette bir sakınca yok ama diğer yandan tüp mide sonrası 3. ve 4. haftalarınızın her öğününü patates gibi şeker nişasta ve karbonhidrat içeren bir ürünle dolduracak olursanız, kilo veriminiz bir miktar sekteye uğrayacaktır. Üstelik protein içerek besinleri tüketmeniz de sağlığınız için çok gereklidir ve patates bunlardan biri değil maalesef.

Son olarak katı dönemine geçtiğinizde

Hiç Bir Zaman Eskisi Gibi Yiyemeyecek Miyim?

Amacımız da bu değil mi zaten? Kurtulmak istediğimiz şey temel olarak eski beslenme alışkanlıkları olduğu için yiyemesek daha iyi zaten ancak hiç bir zaman bir sofraya oturup keyifle bir öğün yiyip yiyemeyeceğinizi merak ediyorsanız, tüp mide ameliyatı olan kişilerin yorumlarına göre, keyif için yemek yeme safhasına, ameliyattan ortalama 1 sene sonrasında yavaş yavaş geçiliyor.

Beslenme Sırasında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar:

Katı sıvı ayrımı ! Yediğiniz katı besinlerle alacağınız su dahil her türlü sıvının arasında, öncesinde ve sonrasında olmak kaydıyla en az 20 dakika, ideal olarak 40 dk kadar süre olmalıdır. Ve evet, kahvaltı sırasında çay içemeyeceksiniz ama belki ilerleyen yıllarda, yarım bardak içebilirsiniz.

Bazı doktorlar bu konuda uyarı yapmayı nedense unutuyolar ancak bu çok önemli bir husus. Yabancı ülkelerin bir kısmında kabul edilmeyen bir görüş olmakla birlikte, ülkemizde genel geçer olarak kabul edilen katı sıvı ayrımı, 2 açıdan çok önemli.

Birincisi mide duvarını zorladığı için, tüp şeklinde kalan mideyi yanlara doğru iterek, kas kütlesinden ibaret midemizde genişlemeye sebep olması, ikincisi ise bilhassa beslenmeden önce alınan sıvının, zaten minik olan midede gereksiz yer kaplayarak vücudun devamı için gereken miktarda besin almanızı engelleyeceği düşüncesi temeline dayanıyor.

Beslenmenize dikkat ederken diğer yandan gerekli miktarda su ve diğer sıvılardan da almak önemli olduğu için özellikle ilk zamanlarda beslenmenizi adeta bir bebek besliyormuşçasına saatli ve dikkatli yapmanızda fayda var ancak zaten katı ve sıvıyı birlikte almak sizi rahatsız edeceği için, bir süre sonra saate bakmayı bırakacak, midenizin sesini dinleyerek ayrımı nasıl yapacağınızı, ne kadar beklemeniz gerektiğini bileceksiniz. Bilmediğiniz zamanlarda da yaşayacağınız dumping sendromu size bir dahaki seferde dikkatli olmayı öğretecektir.

Dumping Sendromu’nun ne olduğunu bilmeyenler için yazımız da burada mevcut.

Bir diğer dikkat edilmesi gereken husus da tüp mideliler için asitli içecek tüketimi; pek çok diyette kalorisiz olduğu gerekçesiyle sorunsuzca kullanabilen maden suyu soda da dahil olmak üzere, kola, fanta, gazoz v.b. tüm asitli içeceklerden uzak kalmalısınız. Kalorili olmalarının yanı sıra, asit midenizde büyümeye sebep olabilir.

6. Aydan sonra alkol almak isteyenler eser miktarda olmak kaydıyla almaya başlayabilirler ancak mide küçültme operasyonlarının her birinden sonra bira gibi asitli alkollü içecekler yasaklılar listesindedir, rakı gibi kalorili ve yağlı olanlardan uzak durulması tavsiye olunurken, şarap gibi içecekler tercih edilecek olanlardandır.

Tüp Mide Ameliyatı Öncesi Diyet:

Bazı doktorlar mide küçültme operasyonları öncesi, bir kaç hafta diyet yapılmasını tavsiye ederek, ameliyat sonrası dönemin daha rahat geçirilmesini hedeflemektedirler ancak ameliyattan önceki son 12 saate kadar hastanın ne yiyip içeceğine hiç bir şekilde müdahale etmeyen doktorların da sayısı pek az değildir. Bu göreceli bir durumdur. Doğru bir tane değildir. Doktorunuzla konuşarak mutabık olacağınız bir mevzudur.

Tüp mide ameliyatı ile ilgili, yazımızda dahil edemediğimiz konularla alakalı soru ve sorunlarınızla ilgili yorum yapabilir, fikir alışverişinde bulunabilirsiniz. Tüp mideli olmayı düşünüyorsanız ya da ameliyat sonrası sorularınız varsa yardımcı olabiliriz.

 


BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ